2 Temmuz 2010 Cuma

Sinir

Buraya ne yazacağımı bilmiyorum.Kafamda hiçbir şey yok.O yüzden ilk aklıma ne gelirse direk yazıyoum.Bugün dün bahsettiğim tüm işlerimi hallettim.İlk dediğim yöntemle hallettim.Yani problem çıkmadan değiştirdim.O konuda bir sıkıntı yok.Neyse bunlar gereksiz konular sadece yazmış olmak için yazıyorum.
Asıl konu bugün üzerimdeki gereksiz ağırlık ve sinir.Ne olduğunu tam anlamıyorum ama bugün kafam fena bozuk.Her şeye karşı öfkeliyim nedensiz bir şekilde.Kavga etmek,birşeyleri kırmak parçalamak istiyorum ama öyle bir imkanım yok ne yazık ki.En kötü yanıda sinirimin bir nedeni olmaması.Neye kızdığını bilirsen ona tepki gösterirsin ama ben neye kızdığımıda bilmiyorum o yüzden hiçbir şeye karşı bir tepki veremiyorum ve bu bende her şeye tepki gösterme isteği yaratıyor.Yani sinirini neye boşaltacağını bilmeyince her şeye boşaltmak istiyorsun.Önüne ne gelirse kırmak yok etmek istiyorsun ama gerçekçi olmak lazım.Böyle bir imkan yok ne yazık ki.En azından benim için yok.Zaten açık konuşmak gerekirse imkanım olsa da öyle birşeyi beceremem ben heralde.Sinirden telefonu elime alsam yazık olur diye fırlatmam.Parasına acıdığımdan değil ama telefon ne alaka lan diye düşünürüm ben büyük ihtimalle.Yani mesela sevgiline kızmışsın ama telefonu fırlatıyosun.Ne alakası var ki telefonun konuyla.Halbuki sinirini sevgilinden çıkarmaya götün yemediği için telefondan çıkarıyosun.Aslında sinirini kontrol edebiliyosun ama yine de boşaltıyosun.Halbuki saçmalık.Yani bu böyle olmamalı.Bir insan ya kendini kontrol eder ve dışarıya tepki göstermez ya da kendini kontrol edemez ve önünde ne var bakmadan yıkar geçer.Tabi neye sinirlendiysen.Böyle hocalarımızda vardır dersimize giren.Müdür anasını siksin sesi çıkmaz gel sen iki laf et aslan kesilir amına kodumun ibnesi.Birde tersim pistir diye martaval okur götoğlanı.Ama tersi sana pistir çünkü götü yemez üstüne.Ama sen küçüksün ya senden hıncını alır orospu dölü.Böyle olmayan adamlar da vardır ama çok azdır böyle adamlar.Yine de bahsedelim haklarını yemiyelim çünkü hakkı yenilecek adamlar değildir bunlar.Çok temiz insanlardır.Genelde sessiz olurlar ama aralarında otoriter olanlarıda vardır ama onlarınki doğal bir karizmadır.Adama baktın mı geri çekilirsin ister istemez.Artık yüzüne yansımıştır onun o karizması.Ama yinede şeker gibi adamdır.Birde ezikleri vardır en tehlikeliside bunlardır.Patladıkları anda genelde etrafında ne varsa yok ederler.Yani yıkarlar ortalığı.Hatta kimisi piskopatlık seviyesine kadar ilerler.Önlerinde ne varsa yıkar geçerler.İşte böyle adamlar diğer bahsettiğimiz götünün tuttuğuna bağırıp tutmadığına diklenemeyen ibnelerden daha delikanlıdır.Korkak sanılırlar ama değillerdir.Bir kısmı korkaktır gerçi.Ama farketmez patladıkları zaman korkularını bile görmez gözü.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Kazık ve Adım

Bilgisayarımın ihtiyacı olan bir parçayı almak için en sonunda bugün harekete geçtim.Aslında planım dün harekete geçmekti,ancak havanın yağmurunu bahane ederek evde oturmayı tercih ettim.Ama bugün gittim ve gerekli parçayı aldım.
Ama parçayı yanlış almışım.Yani yalnış değilde daha farklı bir model gerekiyordu.Bunu eve gelince uzun bir süre çalışmanın sonunda fark ettim.Baya yorgun düştüm ama iyi oldu açıkçası.Bayadır yorulmuyordum sonuçta;artık biraz hareket etmem gerekiyordu ve ettim.Önce yol çektim parçayı aldım ve onun için uğraştım biraz yorucu oldu ama iyi de oldu.Şunu farkettimki insanın hayat enerjisi olmazsa hiçbirşey olmuyor.Ne doğru düzgün konuşabiliyorsun ne başka birşey yapabiliyorsun.En sonunda da tembellikten en ufak harekette heyecanlanıp bocalıyorsun ve saçmalıyorsun.
Bu yüzden hayat enerjisi ve aktiflik şart sanırım.Tek kötü yanı(aslında kötü değil) şu an eski duygularım kadar yoğun duygular yaşamıyorum hareket isteği sardı vücudumu.
Ne demiştim;hareket olmadan birşey olmuyor.Ya konuşmaya niyetlenip saçmalıyorsun ya da herkesi tersliyorsun.
Dahada değişik bir durum var.İyi bir şey oldu ve bu kazık bana çözüm bulmanın faydasını gösterdi.Yarın aleti değiştirmeye götüreceğim ve muhtemelen kabul etmeyecekler.Kabul ederlerse sorun yok.Yapılacak bir işim kalmıyor.Etmezlerse iki seçeneğim var.Ya bir monte cihazıyla düzelteceğim ya da bunu satıp yeni bir tane alacağım.Eğer ikinci veya üçüncü durum tezahür ederse iyi olacak çünkü e-ticaret olayına adım atmış olacağım.Ticarete ilgim var.E-ticaret olayına da epey zamandır girmeyi düşünüyordum ama devamlı bahane yaratıyordum bu şimdi bir fırsat oldu.İyi bir giriş olacak.
Ama itiraf ediyim istediğim gelişimi hala tamamlayamadım.Tamamlamaya çalışıyorum.Umarım sonu iyi olacak.İyi geceler...